İran genelinde ekonomik sorunları protesto etmek amacıyla başlayan gösterilerde can kaybı artıyor. Ülke genelinde devam eden olaylarda hayatını kaybedenlerin sayısı 12’ye yükselirken, binden fazla kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Protestolar, son yılların en büyük hükümet karşıtı gösterileri olarak kayıtlara geçiyor ve uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor.
Perşembe günü Meşhed’de yumurta fiyatlarındaki artışa tepki olarak başlayan ve kısa sürede ülkenin birçok şehrine yayılan gösterilerde şiddet dozu her geçen gün artıyor. Güvenlik güçleri ile protestocular arasında çıkan çatışmalar, özellikle Loristan eyaletine bağlı Dorud kentinde can kaybına yol açtı. Dorud’da çıkan olaylarda 4 kişinin yaşamını yitirdiği, ülkenin güneybatısındaki İzeh kentinde ise 2 kişinin hayatını kaybettiği yetkililer tarafından açıklandı.
Protestolar Nasıl Başladı ve Yayıldı?
Gösteriler, 28 Aralık Perşembe günü ülkenin ikinci büyük kenti Meşhed’de küçük çaplı bir yürüyüşle başladı. Başlangıçta hayat pahalılığı ve işsizlik gibi ekonomik sorunlara odaklanan protestolar, kısa sürede rejime yönelik eleştirilere dönüştü. Sosyal medya üzerinden yapılan çağrılarla hızla büyüyen eylemler, başkent Tahran, Kirmanşah, Hemedan, Reşt, İsfahan ve İzeh gibi büyük şehirlerin yanı sıra birçok kasabaya yayıldı.
İran devlet televizyonu, ülke genelinde devam eden olaylarda 10 kişinin daha hayatını kaybettiğini duyurdu. Bu son açıklamayla birlikte gösterilerdeki toplam can kaybı 12’ye ulaşmış oldu. Ölenler arasında, Dorud kentinde güvenlik güçlerinin ateşi sonucu hayatını kaybeden göstericiler de bulunuyor. Yetkililer, olayların sorumluluğunu “karşı devrimci ajanlar ve yabancı istihbarat servislerine” atfediyor.
Gözaltı Sayısı 1000’i Aştı
Gösterilerde çok sayıda kişi gözaltına alındı. Yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda, Tahran’da 400’den fazla, Hemedan eyaletinde 150’den fazla ve diğer şehirlerde de yüzlerce kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Reformist siyasetçi Taghi Rahmani, ülke genelinde gözaltına alınanların sayısının 1000 ila 1200 arasında olabileceğini ifade etti. Gözaltına alınanlar arasında üniversite öğrencileri ve aktivistler de bulunuyor.
Hükümetten ve Liderlerden Tepkiler
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, göstericilere sükunet çağrısı yaparken, protestocuların eleştirilerini dinlemeye hazır olduklarını ancak şiddet ve kamu malına zarar verme eylemlerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Ruhani, “İran bir özgürlük ülkesidir, insanlar eleştirilerini dile getirmekte özgürdür. Ancak şiddet kabul edilemez” dedi.
Ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ise, gösterilerin arkasında İran’ın düşmanlarının olduğunu iddia etti. Hamaney, “Son günlerde yaşanan olaylarda düşmanlar para, silah, siyaset ve istihbarat araçlarını kullanarak İran İslam Cumhuriyeti’ne sorun çıkarmaya çalıştılar” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hükümetin protestoları dış güçlere bağlama eğilimini gösteriyor.
Uluslararası Tepkiler
Uluslararası alanda da İran’daki olaylara ilişkin tepkiler yükseliyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, sükunet çağrısı yaparken, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu gibi liderler protestoculara destek mesajları yayımladı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve sağduyu çağrısı yaptığını belirtti.
İran’da 2009’daki “Yeşil Hareket” protestolarından bu yana yaşanan en büyük halk ayaklanması olarak nitelendirilen bu olaylar, ülkedeki ekonomik sıkıntıların ve toplumsal gerilimin ne denli ciddi boyutlara ulaştığını gözler önüne seriyor. Enflasyon, işsizlik ve yolsuzluk iddiaları, protestoların temel motivasyon kaynakları arasında yer alıyor.





